Gazeteciler Cemiyeti | Gazeteciler Cemiyeti’nin raporları Brüksel’de ele alındı
21696
single,single-post,postid-21696,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,boxed,,qode-theme-ver-5.6,wpb-js-composer js-comp-ver-4.3.4,vc_responsive

Gazeteciler Cemiyeti’nin raporları Brüksel’de ele alındı

dav

27 Şub Gazeteciler Cemiyeti’nin raporları Brüksel’de ele alındı

Kanlı: Basın özgürlüğü daimi talebimizdir

Gazeteciler Cemiyeti’nin Türkiye’deki ifade ve basın özgürlüğü tablosunu sergileyen “Durum 2018” ile “Medya Sahipliği” raporları, Avrupa Birliği Sivil Düşün Programı Brüksel Bilgilendirme Toplantısı’nda değerlendirildi.

Gazeteciler Cemiyeti’nin Özgürlük için Basın (ÖiB) programı kapsamında yayınladığı “İfade ve Basın Özgürlüğü Raporu – Durum 2018” ile ‘Medyada Sahiplik Yapısındaki Değişim ve Sonuçları Raporu”nun İngilizce tercümeleri Brüksel gündemine taşındı. Cemiyet’in raporları, Avrupa Birliği (AB) Sivil Düşün Programı Brüksel Bilgilendirme Toplantısı kapsamında AB yetkilileri, sivil toplum ve meslek örgütleri temsilcileri gibi isimlerden oluşan katılımcı kitlesine sunuldu.

Toplantıda raporları sunan Gazeteciler Cemiyeti Başkan Yardımcısı ve ifade özgürlüğü çalışmaları koordinatörü Yusuf Kanlı, yaşam hakkı gibi ifade özgürlüğünü ve bunun temel öğelerinden biri olan basın özgürlüğünü herkes açısından temel bir hak olarak gördüklerini vurguladı. Gazeteciler Cemiyeti’nin 1946 yılındaki kuruluşundan bu yana sansüre, oto-sansüre, medya mensuplarına yönelik siyasi, işveren veya diğer baskılara karşı olduğunu belirten Kanlı, bu uğurda Cemiyet’in eski başkanlarının hapis yatma durumunda kaldıklarını anlatarak, “Basın özgürlüğü daimi talebimizdir” mesajını verdi.

Kanlı, ifade ve basın özgürlüğü alanındaki sıkıntılar nedeniyle “hapisteki gazeteciler” sorunu kadar değişen medya sahiplik yapısının da ciddi şekilde gazetecilik mesleğini etkilemekte olduğunu kaydetti. Medya sektöründeki sendikalaşma oranının 1995’lerde yüzde 66’yı aşan bir seviyeden, 2018 sonu itibarıyla bir kısmı sarı sendika olmak üzere yüzde 7’ye düştüğünü aktaran Kanlı, bunun Türkiye’ye yakışan bir durum olmadığını söyledi.

“Medya sahipliği sorunlu sendikalaşması az bir ülkede sağlıklı basın olamaz”

Medya sektöründeki devlet veya devlete yakın sahiplik durumunun yüzde 80’i aştığını açıklayan Kanlı, eleştirel medyada ise bir tek gazetenin ciddi tiraj rakamına dolayısıyla okunurluğa sahip olduğunu işaret etti. Kanlı, “Medya sahipliği bu kadar sorunlu, sendikalaşma oranı bu kadar az olan bir ülkede sağlıklı basın olması mümkün değil. Sendika olmayan bir sektörde dayanışmanın sağlanması mümkün değil. Medya sahipliği sorunlu, sendikalaşmanın bu kadar az olduğu bir ülkede medya çalışanlarının iş güvenliğinden söz edilemez. Kendi işi siyasilerin ya da patronların iki dudağı arasındaki basın çalışanından kendi mesleki geleceğini tehlikeye atacak özgün, sansürsüz, doğru haber beklemek çok zor” dedi. Kanlı, Türkiye’de aynı günde en az on gazetedeki köşe yazarlarının aynı konulara yoğunlaştıkları ve çok benzer görüş açılarıyla konuları okuyucuya aktardıklarını gözlemlediklerini belirterek, bunun “günümüz gerçeği” olduğunu söyledi ancak “Bunu kabul etmek mümkün değil” diye ekledi.

Bir yandan ana akım medyanın ortadan kalkmasıyla küçük bir grup muhalif basın ile görece çoğunlukta olan iktidar yanlısı basının ortaya çıktığını dile getiren Kanlı, ayrıca artan kağıt ve baskı giderleri nedeniyle ülke genelinde yerel medyanın da küçülmeye hatta kapanmaya itildiğini anlattı. Kanlı, Gazeteciler Cemiyeti’nin raporlarında bu gerçeklerin altının çizildiğini kaydetti.

Gazetecileri güçlendirmek için “Medya için Demokrasi; Demokrasi için Medya”

Kanlı, Gazeteciler Cemiyeti’nin 2019 yılı itibariyle yürütmeye başlattığı “Medya için Demokrasi; Demokrasi için Medya” başlıklı yeni çalışmasıyla çoğulcu medyanın oluşturulması için savunuculuk ortamını iyileştirmeyi ve gazetecilerin mesleklerini yapabilmeleri için dirençlerinin artırılmasını amaçladıklarını da açıkladı.

Bu programla 2021 yılı sonuna kadar çeşitli faaliyetler ve finansal kaynak araçlarıyla Türkiye’deki gazetecilerin destekleneceğini anlatan Kanlı, bu program çerçevesinde gazetecilerin nitelikli gazetecilik yapabilmeleri için ihtiyaç duydukları ekosistemin sağlanması amacıyla Gazeteciler Cemiyeti’nin binasında Nisan ayında açılışı yapılacak Basın Evi’nin hazırlıklarının devam ettiğini söyledi.

Bu program kapsamında öte yandan genç gazetecilerin cesaretlendirilmesi için ayrı bir çalışma tasarlandığını da bildiren Kanlı, bu çalışma kapsamında gazetecilik mesleğinin normlarına ve etik değerlerine sahip çıkacak gençlerin desteklenmesine de katkı sağlanacağını ifade etti.

 

digdig

dig