Gazeteciler Cemiyeti | Devletle Omuz Omuza
Gazeteciler Cemiyeti | Devletle Omuz Omuza
17392
page,page-id-17392,page-template-default,ajax_fade,page_not_loaded,boxed,,qode-theme-ver-5.6,wpb-js-composer js-comp-ver-4.3.4,vc_responsive

Devletle Omuz Omuza

Devletimizin, ulusal bütünlüğümüzün,özgürlükçü demokratik rejimin koruyuculuğunu yapmayı milli görev bilen Cemiyetimiz,  bunları yok etmeyi hedefleyenlerle 60 yılı aşkın süredir mücadelesini sürdürmüş, saldırıları püskürtmüş, hiçbir siyasal  partinin  uydusu olmamış, basın özgürlüğü ve basın ahlak kurallarının  savunuculuğunu yapmış ve daima devletinin yanında olmuştur. Bu yıkılmayan inançlarımızla yaptıklarımız basın tarihimize örnek davranışlar olarak geçecektir.

KIBRIS TUTSAKLARI KAMPANYASI

Kıbrıs’ta tutsak Türkler ve gazetecilerle ilgili kampanyamız ses getirdi…

 

Cemiyetimiz, Olayları izlemek ve görevlerini yapmak üzere Kıbrıs’ta ateş hatlarına kadar giren cesur basın mensuplarımızın Rumlar tarafından esir alınmaları, vurulmaları karşısında duyarsız kalmamış çalışmalarını yoğun şekilde bu yöne çevirerek, dünya basın örgütleriyle ve bütün ilgililerle sıkı bağlar kurarak, sevindirici sonuçlar almıştır. Ancak esir alınan gazeteci arkadaşımız Adem Yavuz‘un  gözleri ve elleri bağlı olarak vurulması ve bütün çabalara rağmen kurtarılamayışı en büyük acımız olmuştur. Güney’de İngiliz üslerinde tutsak kalan 10.000 Türk’le ilişkili olarak Kıbrıs’a gönderdiğimiz Beyhan Cenkçi, İbrahim Çıngay ve Doğan Kasaroğlu’ndan oluşan üç kişilik heyet, olumlu sonuçlar aldı. Başkanımız Cenkçi, Kıbrıs’taki İngiliz Yüksek komiserliği baş temsilcisi  Milles ile görüştükten sonra dünya kamuoyuna şu açıklamayı  yapıyordu :

 

“Açlığın, ölümün kol gezdiği, çağımızın hüzün veren, insanlığın utanç bölgesi haline getirilen Güney’in dramı bitmek üzeredir. İngilizler binlerce tutsak Türk’ün kaderi konusunda Türkiye’nin ve dünyanın eli kolu bağlı kalmayacağını anlamışlardır. Artık bıçağın kemiğe değil milli onurumuza, insanlığın onuruna dayandığı  hissedildiğinden, beklenen karar, son anda alınmıştır. Tahliyeler bugünlerde  başlayacak, tutsak Türkler, uçaklarla İngiliz üslerinden Türkiye’ye gönderileceklerdir.”

 

Aynı günlerde görevli heyet, Kıbrıs Türk yönetimine baş vurarak, Londra sokağının Şehit Gazeteci Adem Yavuz sokağı olarak değiştirilmesi kararını alıyor, bir yandan İngiltere’yi protesto ediyor öte yandan Adem Yavuz’un unutulmazlığını, kalplere ve duvarlara çiviliyordu.

kibristutsak2(1)
kibristut3
res-27
om1

AF KAMPANYASI

Kamuoyu desteği ile af kampanyamız başarıya ulaştı

 

Cemiyetimiz Basın affı ve genel af konusunda dinamik ve öncü bir tutum sergilemiş bunun sonucunda da istenileni almıştı. Basın mensubu arkadaşlarımız,Turhan Dilligil, Çetin Altan ve Nihat Adsız için her zaman olduğu gibi o günlerde de kamu  oyunun güven ve desteğini yanına alan Cemiyetimiz, başlatılan kampanya sonucunu,  Çetin Altan ve Nihat Adsız’ın Cumhurbaşkanımız Fahri Korutürk tarafından özel olarak affedilmeleri ile neticelendirdi. Bu kampanyamız” özgürlük ve mücadele belgelerinde” ki önemli yerini almıştır.

90 BİN PKK KİTABI

4 Dilde 90 bin adet PKK KİTABI basıp dağıttık…

 

Ülkemizin çözülmesi gereken önemli sorunları vardır. Ancak, bu sorunlar aşılamaz değildir. Bazı kesimlerin yarattığı ve yaşattığı etnik polemikler gerçeği yansıtmamaktadır. Türkiye’nin etnik gerçeği vardır, ama etnik sorunu yoktur. Etnik farklılıklarımız Ülkemizin zaafı değil, tam aksine kültürel zenginliğimizdir. Bu mozaiği bozmak isteyenler, PKK gibi yasa dışı bir terör örgütünün yaratılmasına yardımcı olup, destek vermişlerdir.

 

PKK nedir ?

İşte bu sorunun cevabını vermek için Cemiyetimiz yıllardır terör ile mücadelede uzmanlaşmış birim ve kişilerin görüşlerine dayanarak bir kitapçık yayınlamayı görev bildi. PKK terör örgütünün gerçeklerini yansıtan ve belge niteliğini taşıyan bu kitapçık, Türkçe, İngilizce, Almanca, Fransızca olarak 90 bin adet basılarak ülkemiz ve dünyada uyarılması gereken tüm kuruluş ve kişilere ücretsiz olarak dağıtıldı.

res-4
res-6

BAYRAM GAZETESİ

Bayram günlerinin bayram kokan gazeteleri artık yok.

 

Dini Bayram günlerinde  yalnız Gazeteciler Cemiyetlerince çıkartılan “Bayram” gazeteleri yayınlanırken Sabah gurubu, yasaların boşluğundan yararlanarak kendi gazetelerini yayınlamaya kalktı. Kanunları hiçe sayan bu keyfi davranışın karşısına yine Cemiyetimiz çıktı.

 

İlk önce “Yürütmeyi durdurma” kararı aldırdı. Karşı tarafın bunu tanımayacağını açıklaması üzerine bir avuç cemiyet üyesiyle Sabah tesislerine giderek olayı protesto etti. Bütün bunlara rağmen hile eylemini devam ettiren gurup, gazetelerinin başına komik takılar takarak yayınını sürdürdü. Diğer basın kuruluşları ve ve gazeteler “Sabah gurubunun” bu girişimini kınadılar ve ortak bir deklarasyonla kamuoyuna duyurdular.

 

Cemiyetler için maddi ve manevi değerler açısından büyük önem taşıyan“Bayram” gazeteleri artık bayram kokmaz oldu…

DİYARBAKIR’A ÇIKARTMA YAPTIK

Dayanışmanın en güzel örneğini sergiledik, PKK karşısında tek vücut tek yumruk olduk.

 

Cemiyetimiz, PKK terör örgütünün Güneydoğu Anadolu’da basının susturulması ve yörede kamu oyunu aydınlatmak görevini üstlenen tüm gazetelerin dağıtımını engelleme girişimi üzerine, ilk ve etkili tepkinin öncüsü olmuştur.

 

PKK terörünün karşısında, gazetecilerin susturulamayacağını göstermek üzere, yerli-yabancı 150 gazeteci ve 27 Cemiyet Başkanını THY’den kiraladığı özel uçakla Diyarbakır’a götürmüş ve bunu, sorumluluğunun bir gereği olarak kabul etmişti. Gazete dağıtıcılarının korkuları, Gazete sahip ve temsilcilerinin yılgınlığı ve gazete okuyanların tepkisizliğine karşın, Cemiyetimizin  ortaya koyduğu bu cesur tavır,yöre ve halkına bütünleşme ve düşünme konusunda önemli bir ivme kazandırmış, ve gazetecilerin kalemlerinin, terörün öldürücü silahları karşısında dahi yılmayacakları mesajını vermiştir.

yenidiyarbak-e1420803785711
elele3

MEHMETÇİK İÇİN KAMPANYA DÜZENLEDİK

Cumhuriyet Tarihinin en kapsamlı ve en anlamlı kampanyasını yaptık. TRT, 56 saatlik Teleton canlı Yayını ile Rekor kırdı…

 

Basını, erdemli ve saygın yapan değerlerden en önemlisi toplumun sorunlarına çözüm aramasıdır. Cemiyetimiz Yönetim Kurulu, bu düşünceden yola çıkarak Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Irak’ta PKK terör örgütüne karşı verdiği mücadeleye destek olmak amacıyla bir kampanya başlatmak zorunluluğu duymuş ve Haydi Türkiye Mehmetçikle Elele kampanyasını 27 Mart 1995 tarihinde başlatmıştır. Bir çığ gibi büyüyen kampanya, bir anda Türk Milletinin şahlanışına dönüştü. Bu ülkenin bölünmez bütünlüğünü koruyamayacağımızdan şüphe edenlere Türk Milleti her kesimiyle haykırdı.

 

Teşekkürler Türkiye…

Cumhurbaşkanı’mızdan.dağdaki çobanına kadar ülkenin her köşesinden, her kesiminden vatandaş Cumhuriyet tarihimizin en anlamlı  kampanyasını gerçekleştirdi. TRT, 56 saatlik TELETON canlı yayını ile Türkiye’yi ve dünyayı ayağa kaldırdı.Başta Hürriyet Gazetesi olmak üzere basınımız, kampanyaya destek verdi.

İTALYA’YI PROTESTO ETTİK

En büyük imza kampanyalarından birini gerçekleştirdik.

 

Kanlı terör örgütü PKK’nın elebaşısı Abdullah Öcalan’ı, Türkiye’ye iade etmeyeceğini açıklayarak terörizme destek veren İtalya hükümetini protesto etmek amacı ile Cumhuriyet tarihimizin en büyük   imza kampanyalarından birini gerçekleştirdik.

 

“Şimdi ve Sonsuza Kadar Terörizme Hayır!” adı altında İtalya Büyükelçiliği önünde, içerisinde ses düzeni ve her türlü iletişim araçları bulunan bir stand, kurarak, 10 gün boyunca gece-gündüz ‘aralıksız imza kampanyasını , bir şölen görüntüsünde sürdürdük. 100’ü aşkın meslek ve sivil toplum örgütünün katıldığı Bu kampanya sonunda, yurdun dört bir yanından vatandaşlarımızın bizzat gelerek ya da fakslarla Bize gönderdikleri yüzbinlerce imzayı, İtalya Büyükelçiliğine teslim eden Cemiyetimiz, geçmişte olduğu gibi bu defa da milletinin ve devletinin yanında olduğunu gösterdi.

 

İSVİÇRE’Yİ KINADIK

 

Cumhuriyetimizin 75. yıl kutlama etkinlikleri içerisinde, Lozan antlaşmasının yıldönümünü, imzalandığı Rumine Sarayında kutlamamızı engelleyen, buna karşın PKK ve yandaşlarına Sevr’i anma izni veren İsviçre hükümetinin bu yanlı tutumunu şiddetle protesto ettik.

 

Cemiyetimiz, devletimize yönelik bu tutum karşısında, gereken tavrı alarak, Atatürkçü Düşünce Derneği, Türkiye Barolar Birliği, Türkiye Gazeteciler Sendikası, Parlamento ve Diplomasi Muhabirleri Derneklerinin desteği ile İsviçre ve yandaşı ülkeleri, şiddetle kınayan bir ortak metin hazırlamış ve bunu İsviçre Büyükelçiliğine vermiştir. İsviçre Büyükelçisi üzüntüsünü dile getirerek, kutlamalara izin verilmeyişinin İsviçre’nin idari yapısından kaynaklandığını, Türk milletinin duyarlılığına hak verdiği belirtmiş iki ülke arasında süre gelen dostluğun bozulmasını arzu etmediklerini beyanla, hükümeti adına özür dilemiştir.

protesto
elele

BAŞLATTIK…BİTTİ…GURURLUYUZ…

Elele Vakfı ülkemize dev bir eser kazandırdı…

 

“Haydi Türkiye Mehmetçik’le Elele” dedik. Türkiye şahlandı… Kampanyadan toplanan 2.7 trilyon (Bugünki dolar kurundan değeri ile 4,5 trilyon) dönemin Genel Kurmay Başkanı’na teslim edildi.

 

Cemiyetimizin de kurucu üyesi olduğu “Elele Vakfı” Türkiye’ye dev bir eser kazandırdı. TSK Rehabilitasyon ve Bakım Merkezi 9.Cumhurbaşkanımız Süleyman Demirel tarafından hizmete açıldı. Cumhurbaşkanı ve Genel Kurmay Başkanı yaptıkları konuşmalarda bu ulvi hizmetten dolayı Cemiyetimize teşekkürlerini ilettiler. Bu dev eser  ülkenin bölünmez bütünlüğüne inanan Türk Ulusunun, Cemiyetimiz aracılığı ile ,GAZİLERİMİZE ARMAĞANIDIR

 

Bir milyon m2 lik açık alan içerisinde, 200  yataklı Omurilik ve Rehabilitasyon Hastanesi, 50 yataklı Bakımevi, 50 yataklı Hasta Misafirhanesi, Meşguliyet ve Rehabilitasyon Bölümleri, Sosyal Tesisler. Toplantı Salonları, Yüzme Havuzları, Anfi Tiyatro, Botanik Bahçesi, İdari Bilimler ve Lojmanlar bulunan bu bakım merkezinin kapısında

 

”BU ESER GAZETECİLER CEMİYETİNİN KAMPANYASINDAN ELDE EDİLEN MADDİ KAYNAKLA GERÇEKLEŞTİRİLMİŞTİR” İbaresi, en büyük onurumuzdur.

bayraj

BAYRAK AÇTIK DÜNYAYA

20 Bin bayrak bastırdık… Binalara, araçlara taktırdık…

 

Dünyanın en güzel ülkesinde yaşıyoruz. Dünyanın en güzel bayrağını taşıyoruz. Ama zaman zaman ülkeye dil uzatan, bayrağa el uzatan hainlerle karşılaşıyoruz. Cumhuriyetimize dil uzatma gafletinde bulunanlara cevabımız anlamlı oldu. 2 değişik boyutta bayrak bastırdık, binalara araçlara taktırdık. Üstüne  Arif Nihat Asya’nın :

 

“Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü…
Kızkardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,
Işık ışık dalga dalga bayrağım,
Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.”
diye başlayıp;

 

“Tarihim, şerefim,şiirim, herşeyim; yer yüzünde yer beğen
Nereye dikilmek istersen söyle. Seni oraya dikeyim.”

Diye biten şiirini bastık. Altına da Gazeteciler Cemiyeti-Ankara imzasını attık…