Gazeteciler Cemiyeti | Nejla Timurçin 25 yıllık görevine gözyaşlarıyla veda etti
21444
single,single-post,postid-21444,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,boxed,,qode-theme-ver-5.6,wpb-js-composer js-comp-ver-4.3.4,vc_responsive

Nejla Timurçin 25 yıllık görevine gözyaşlarıyla veda etti

DSC_0888

08 Kas Nejla Timurçin 25 yıllık görevine gözyaşlarıyla veda etti

Bilgin, “Nejla bu cemiyetin hafızasıdır”

Gazeteciler Cemiyeti’nin “Ablası” Nejla Timurçin, 25 yıldır çalıştığı Cemiyet’e veda etti. Esprili dili, samimi üslubu, herkesi hayran bırakan hafızası ve genç muhabirlerin “Nejla Abla”sı, “İkinci evim” dediği Cemiyet’ten ayrılırken duygusal anlar yaşadı. Timurçin için Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen veda partisine Timurçin’in ailesi, iş arkadaşları, Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu üyeleri ve çok sayıda Cemiyet üyesi katıldı.

25 yıldır Gazeteciler Cemiyeti’nde sekreterlik görevini sürdüren, genç muhabirlerin “Nejla Abla”sı Nejla Timurçin, görevine veda etti. Timurçin için Gazeteciler Cemiyeti’nde düzenlenen veda partisinde konuşma yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Timurçin’in sekreterlikten öte Cemiyet’in hafızası olduğunu vurguladı. Bilgin, “Kızım” dediği Timurçin’in ayrılışından duyduğu üzüntüyü dile getirerek, “İş hayatında bana en faydası dokunan insanı sorsalar, ‘Nejla’ derdim. 25 yıl önce, şimdi olduğu gibi güzel ve genç bir kadın aramıza katıldı. İşe yeni başlayan herkes gibi, buraya adapte olabilecek mi diye düşünüyorduk. Meğer onu bize Tanrı göndermiş, çünki Cemiyet’in hem yönetimi çok zordur hem de gerilimi yüksektir. Ama o tüm bunlara rağmen bize ayak uydurup işini layığıyla yerine getirdi. Her şeyden önemlisi, hem bizim hem de kendisinin en kötü günlerinde bile bizleri yalnız bırakmadı” dedi.

Bilgin şunları söyledi:

“Yaptığı işleri saymama gerek yok ama en önemlisi işine hâlâ sadakatle bağlı olması az bulunan bir meziyettir. Şimdi bile Cemiyetimizden ayrılmamasını rica etsem, hiç şüphesiz kalacaktır. Fakat evde torununa bakan kalp hastası bir dedenin olduğu ve dolayısıyla aklının hem evde hem de torununda olacağını bildiğim içim vicdanım egomu yendi. Nejla’nın emekleri karşılığında, Fizan’da da olsam, iki elim kanda da olsa tüm işlerimi bırakır gelirim. Nejla Hanım Cemiyet’in hafızasıdır. Bütün kurum ve kuruluşların telefon numaralarını ezbere bilen, bizlere ulaşacak insanlara ne cevap verebileceğini gayet iyi bilen biridir. Tüm bunları bir bilgisayara yüklesek belki beceremezdi ama Nejla hep becerdi. Benim en kötü ilişkilerimi bile iyiye götürdü, dostluklarımı pekiştirdi. Bu nedenle ona çok içten bir teşekkür etmek istiyorum.”

Timurçin’e, Gazeteciler Cemiyeti Yönetim Kurulu’nun oy birliğiyle karar verdiği “Üstün Hizmet ve Başarı” belgesi, Cemiyetimiz Başkan Vekili Savaş Kıratlı tarafından takdim edildi. Timurçin’e, ayrıca Cemiyetimiz Genel Sekreteri Ümit Gürtuna ve Başkan Bilgin’in eşi Emel Hanım tarafından da plaket verildi.

Gazeteciler Cemiyeti Nazmi Bilgin’i babası olarak gördüğünü söyleyen Nejla Timurçin ise herkese teşekkür ederek, “Hayatımda yaşadığım her durumda, buradaki birbirinden değerli mesai arkadaşlarım ve cemiyetimiz mensupları her daim yanımda oldular. Bunu asla unutamam” dedi.

Timurçin, acı, tatlı anılarla dolu geçen 25 yılını 24 Saat Gazetesi okuyucuları için anlattı.

Nejla Timurçin, “Cemiyet benim ikinci evim”

Nejla Timurçin’in yedek subaylık yapan babası ve annesi Sinop’ta tanışmış ve evlenmiş, bu evlilikten iki çocukları olmuş. 1955 yılının yılbaşı gecesi Sinop’ta doğan Timurçin, henüz dokuz aylıkken, ailesi baba memleketi olan Ankara’ya, Hamamönü’ne taşınmış. Timurçin, ilkokulu İrfan Baştuğ’da okumuş. Ortaokuldayken Küçükesat’a taşınan aile, kızlarını Gaziosmanpaşa Ortaokulu’na ve daha sonra Özel Müjde Koleji’ne yollamış. Üniversiteyi okuma şansı bulamayan Timurçin, 1973 yılında Sosyal Sigortalar Müdürlüğü’nde işe başlamış. Timurçin, “Sigortalar Müdürlüğü’nde çeşitli kademelerde çalıştıktan sonra, 1993 yılının Mayıs ayında emekli oldum ve Cemiyet’te sekreterlik görevime başladım. Hiç unutmuyorum, rahmetli müdürümüz Filiz Hanım’ın odasında beklemiş, sonra da Başkan’la görüşmek için asma kattaki odasına gitmiştim. Karanlık bir yer olduğu için ürkmüştüm, hatta çıkış yolunu bulmakta zorlanmıştım” diye gülerek anlatıyor.

En acı ve en tatlı günlerini Cemiyet’te yaşadığını ifade eden Timurçin, iki çocuğundan oğlu Utku’yu kanser nedeniyle kaybettiğini üzüntüyle belirtiyor. Kızı Başak, torunu Zeynep ve damadı ile vakit geçirdiğini kaydeden Timurçin, anlatırken gözyaşlarını tutamıyor.

Timurçin, herkesin hayran olduğu kuvvetli hafızasına dair de şunları söylüyor, “Eskiden bilgisayar yoktu, her şeyi elle yapardık. Ben dairede çalıştığım zamanlarda da bankaların şube kodlarını ezbere bilirdim. Sekreterlikte hafıza önemlidir, bir de amirinin sekretere güven duyması elzemdir. Ben de burada bu şansı yakaladığım için çok mutluyum.”

“Gazeteciliğin bir değeri vardı”

Yıllarını Gazeteciler Cemiyeti’nde geçiren Nejla Abla, yıllar içinde tanık oldukları ve gözlemlerinden yola çıkarak, eski dönemle şimdiyi kıyaslıyor. Timurçin, “O yıllarda gazeteciliğin bir değeri vardı. Gazeteci denilince herkesin saygı duyduğu insan akla gelirdi, şimdi gazeteciler hak ettikleri değeri görmüyor. Eski gazeteciler de kalmadı, mezun çok… Bilgisayar sayesinde meslek de kolaylaştı bence. Her şey hazır olarak önlerine gelince, çok nitelikli şeyler de ortaya çıkmıyor” diye anlatıyor.

Cemiyet’in eski halinden de bahseden Timurçin, “O zaman Cemiyet’in yukarısındaki binalar yoktu, ağaçlar vardı ve bize aitti. Yukarı kısımda bir de havuz ve tenis kortumuz vardı. Mesela Bayram Gazetesi çıkarırdık. Normal gazeteler bayramda çıkarmazdı, biz çalışırdık. Bayramın ikinci gününden sonra, Cemiyet’e gelirdik, yemekler yapılırdı. Çok güzel anılarımız oldu… Ramazan’da da sofralar kurulurdu mesela, birlikte yer içer, söyleşirdik” diyor.

Yaşadıklarının film şeridi gibi gözlerinin önünden geçtiğini kaydeden Timurçin, ayrılmanın çok zor olduğunu ancak bundan sonra torunu Zeynep ile vakit geçireceğini söylüyor. Nejla Abla, Cemiyet üyelerine şu mesajı veriyor, “25 yılımı doldurdum, herkes sağ olsun. Ben daha önceki işimde 20 yıl çalıştım ama ayrılırken bu kadar ağır gelmemişti. Oğlumu burada kaybettim, kızımı burada evlendirdim… Herkesi çok seviyorum, beni unutmasınlar, haklarını helal etsinler. Gençler de buranın kıymetini bilsinler, iyi niyetli olsunlar. Ben herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum…”

DSC_0935DSC_0912DSC_0957DSC_0866    DSC_0959 DSC_0961 DSC_0965 DSC_0975 DSC_0994 nejla abla, eşi, kızı ve torunu