Gazeteciler Cemiyeti | Nazmi Bilgin’den iktidara çağrı: Yasaksız Türkiye iddianıza geri dönünüz
19022
single,single-post,postid-19022,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,boxed,,qode-theme-ver-5.6,wpb-js-composer js-comp-ver-4.3.4,vc_responsive

Nazmi Bilgin’den iktidara çağrı: Yasaksız Türkiye iddianıza geri dönünüz

amblem tam dekupe RGB-2

31 Ara Nazmi Bilgin’den iktidara çağrı: Yasaksız Türkiye iddianıza geri dönünüz

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin Türk medyasının 2016’ya büyük endişeler ve gittikçe kötüleşen bir korku iklimiyle girdiğini söyledi.

Bilgin, “Dün yarının habercisi ise, 2015’in acı tecrübeleri 2016’nın çok da iyi bir yıl olmayabileceğini göstermektedir” dedi.

Yaptığı yazılı açıklamada Bilgin, son olarak ülkesindeki iç karışıklıktan kaçarak Gaziantep’e yerleşen ve Suriye’de yayınladığı Alhita isimli dergiyi çıkarmayı sürdüren gazeteci Naji El Jerf’in güpegündüz sokak ortasında “infaz” edilmesiyle Cumhuriyet’in kuruluşundan bu yana doğal olmayan nedenlerle kaybedilen gazeteci sayısının 78’e çıktığını hatırlattı. Bilgin, “Bu durum Türkiye Büyük Millet Meclisi’nce kaldırılan, ancak yeniden kazanılması için büyük uğraşlar verdiğimiz fiili hizmet zammının (yıpranma payı) ne kadar yerinde ve gerekli olduğunu sergilemektedir” dedi.

Adalet bakanının hapiste gazetecilik yaptığından dolayı kimsenin olmadığı iddiasının ülkedeki duruma ışık tutacak nitelikte olduğunu kaydeden Bilgin, “Gazeteci tanımı üzerinde ülkede bir türlü hem fikir olunmamasına rağmen aralarında Gazeteciler Cemiyeti üyesi olan arkadaşlarımız da olmak üzere Gazeteciler Cemiyeti’nin Özgürlük için Basın projesi raporlarında da altı çizildiği gibi Türkiye’de kabul edilmeyecek sayıda basın mensubunun 2015 sonunda Türkiye’sinde özgürlüğünden mahrum, parmaklıklar arkasında olduğu acı bir gerçektir” dedi.

Bilgin, medya kuruluşlarının bahçelerine bomba atılması, araçlarının kurşunlanması veya binalarının saldırganların hedefi haline gelmesi, Gaziantep’te katledilen Suriyeli gazeteci gibi medyaya yönelik tehdidin “hapse atılma” ile sınırlı olmadığını, yaşamsal tehditlerle karşı karşıya olunduğunu da gösterdiğini kaydetti.

Özgürlük için Basın raporlarındaki verilerin gazetecilerle hakkında açılan davalar, tutuklu-tutuksuz yargılamalar, verilen hapis cezaları, ötelenen cezalar ve yoğunlaşan hakaret davaları ile suç duyuruları, değişik bir dönemden geçildiğini vurguladığını kaydeden Gazeteciler Cemiyeti başkanı ülkede eleştiriye tahammülsüzlüğün doruğa çıktığını kaydetti.

Bilgin, tahammülsüzlük ortamına en canlı şahidin erişimi engellenen siteler olduğunu vurguladı. Gazeteciler Cemiyeti başkanı, erişimi engellenen site sayısının 2013’e kadar toplam 42 bin 686 iken, 2014’te 66 bin 244’e, 2015’in ilk 10 ayında 37 bin 633 eklenerek 103 bin 877’ye ulaştığını kaydetti.

“Türkiye gazetecilerin öldürüldüğü, hapse atıldığı, internet sitelerinin mahkeme kararı olmadan erişime kapatıldığı ve hatta Türkiye Büyük Millet Meclisi kulisinin akşamları bile olsa gazeteciler kapatıldığı bir ülke olmamalıdır” diyen Bilgin, “Eldeki mevcut durum, siyasi iktidarın sergilediği siyasi duruş 2016’nın Türk medyası açısından daha parlak günler vaat ettiğini söyleyebilmek mümkün değildir” dedi.

Yazılı açıklamasında Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin “yasakçı Türkiye” geride kaldı iddiasının siyasi iktidarca tekrar benimsenmesini, medyaya yönelik ayrılıkçı, ayrıştırıcı, akreditasyon ve sair yöntemlerle baskı altına alıcı siyasi duruşlara son verilmesini talep etti.

Bilgin, hapiste bulunan Can Dündar ve Erdem Gül için Adalet Bakanlığı’na yapılan “açık görüş talebinin hiçbir gerekçe göstermeden reddedilmesinin insanlık dışı bir davranış olduğunu belirtti ve “Yıllarca bu görüşlere izin verildi. Mustafa Balbay’ın söylediği gibi(Her açık görüş yarım tahliyedir.)Bu antidemokratik uygulama iki tarafa verilen bir cezadır ve utanç vericidir” dedi.