Gazeteciler Cemiyeti | Gazeteciler Cemiyeti’nden Dünya Basın Özgürlüğü Gününde “özgür medya” çağrısı
21047
single,single-post,postid-21047,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,boxed,,qode-theme-ver-5.6,wpb-js-composer js-comp-ver-4.3.4,vc_responsive

Gazeteciler Cemiyeti’nden Dünya Basın Özgürlüğü Gününde “özgür medya” çağrısı

NAZMİ BİLGİN

02 May Gazeteciler Cemiyeti’nden Dünya Basın Özgürlüğü Gününde “özgür medya” çağrısı

Bilgin: “Seçime giderken her zamandan 

fazla basın özgürlüğüne ihtiyacımız var”

Dünya Basın Özgürlüğü Günü dolayısıyla yaptığı yazılı açıklamada Gazeteciler Cemiyeti, demokrasinin ön şartlarından birisi olan “özgür medya” ülküsünden Türkiye’nin ayrılmasının mümkün olamayacağını vurguladı.

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin Türkiye’nin yakın zamanda ülkenin hem bugünü hem de geleceği açısından hayati önem taşıyan Cumhurbaşkanlığı ve Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerine gideceğini belirterek, “Demokrasilerde halk sandıkta oyunu, yani bilinçli tercihini, ancak gerek ülke meseleleri gerekse dünyadaki gelişmelerle ilgili tarafsız, özgür, çeşitli açılardan konuları irdeleyen ve farklı görüşleri yansıtan özgür medya haberleri, araştırmaları ve yorumlarıyla şekillendirir. Tek kaynaktan beslenen, muhalif ve hatta aykırı görüşleri yansıtmayan bir medya ile bilinçli tercihin oluşması beklenemez. Bu da adil ve dürüst seçim ilkesiyle çelişir. İşte bu nedenlerle, bu kadar önemli iki seçime giderken her zamandan fazla basın özgürlüğüne ihtiyacımız var,” dedi.

Basının bir görevinin de siyasi erki ve kamu görevlilerini kamu adına ve yararına denetlemek olduğunu vurgulayan Bilgin, Anayasa Mahkemesinin “gazetecilik mesleğinin nasıl yapılması gerektiğine” ve “gazetecilerin haber verme tekniğine mahkemelerin karar veremeyeceğine” hükmetmesini Türkiye için çok olumlu bir gelişme olduğunu kaydetti.

Türkiye’de Dünya Basın Özgürlüğü gününe hapiste 148 gazeteci ile girilmesinin ayrı bir üzüntü sebebi olduğunu kaydeden Bilgin, “Her zaman söylediğimiz gibi gazeteciler arasında da kanun dışı faaliyette bulunanlar olabilir ve bu kişiler kesinlikle adil yargı önünde hesap vermelidirler. Ancak, siyasi görüşleri veya sadece yazdıklarından dolayı gazetecilerin demir parmaklıklar arkasına konulması kabul edilemez. Gazetecilik suç değildir” vurgulamasını yaptı.

Gazeteciler Cemiyeti başkanı tutuksuz yargılamanın esas olduğu unutulmadan ve zamanın modern olanakları da kullanılarak tüm gazetecilerin tutuksuz yargılanmaları talebini yineleyerek, “Siyaset ne mahkemeye, okula, kışlaya ne de camiye girmemeli denmesinin sebebini anlamak şarttır. Adil yargı, tıpkı özgür basın gibi, demokrasinin ikinci büyük direğidir. Gazeteciler için adil yargılama istiyoruz,” dedi.

Bilgin uzun tutukluluk ve daha önceki dönemdeki idam cezasıyla eşit ağırlaştırılmış müebbet cezalarının verilmesinin bir korku ve bezdirme ortamının oluşmasına neden olduğunu vurgulayarak, uluslararası raporlarda Türkiye’nin “özgür olmayan ülke” ve Türk basınının “özgür olmayan basın” olarak bahsedilmesinin uzun bir süredir gerileyen medya özgürlüğü ikliminin sonucu olduğunu kaydetti.

Cumhuriyet davasında uzun bir tutukluluk sonrasında gazetenin yargılanan yöneticileri, yazarları ve muhabirleri hakkında gelen mahkûmiyet kararının esasında gazeteciliği mahkûm ettiğini vurgulayan Bilgin, bu davada ve birçok diğer davada iddianamelerde karşılaşılan “Terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt adına ve anayasal düzene karşı suç işlemek” suçlamasının uluslararası adalet normlarıyla uzlaştırmanın mümkün olmadığını belirtti.

Türk basınının zor bir dönemden geçtiğini belirten Bilgin, “Dünya Özgür Basın Gününde bir kez daha Türk medyasının özgürlüğüne, bağımsızlığına sahip çıkacağına inandığımı vurgulamak istiyorum. Zor günler geçirmekteyiz. Ancak ne özgürlük ve bağımsızlığımızdan ne de demokrasiden, çağdaş yaşamdan ve Atatürk ilkelerinden asla vazgeçmeyeceğiz,” dedi.