Gazeteciler Cemiyeti | GAZETECİLER CEMİYETİ’NDE TOPLUMSAL BULUŞMALAR SANAT ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ
20452
single,single-post,postid-20452,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,boxed,,qode-theme-ver-5.6,wpb-js-composer js-comp-ver-4.3.4,vc_responsive

GAZETECİLER CEMİYETİ’NDE TOPLUMSAL BULUŞMALAR SANAT ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

DSC_0535

03 May GAZETECİLER CEMİYETİ’NDE TOPLUMSAL BULUŞMALAR SANAT ETKİNLİĞİ DÜZENLENDİ

BİLGİN, “GAZETECİLER CEMİYETİ KURULUŞUNDAN BU YANA SANATI VE SANATÇIYI HER KOŞULDA DESTEKLEMİŞTİR”

‘Toplumsal Buluşmalar’ adı altında düzenlenen sanat etkinliğinin yedincisi Gazeteciler Cemiyeti Lokali’nde yapıldı. “Kültür Endüstrisi, Medya ile Sanatta Düşler ve Gerçekler” kapsamında düzenlenen etkinliğin moderatörlüğünü Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin üstlendi.

BİLGİN: “TOPLUMSAL BULUŞMALAR TOPLANTISININ CEMİYETİMİZ EV SAHİPLİĞİNDE YAPILMASI BİZLER İÇİN BİR AYRICALIKTIR”

Başta Gazeteciler Cemiyeti olmak üzere, Anadolu Görsel Sanatlar Derneği, Anadolu Sanat Tarihçileri Derneği, Ankara Çukurca Lions Kulübü ve Dizem Sağlık ve Spor Merkezi’nin desteği ile hayata geçirilen Toplumsal Buluşmalar etkinliği, Ressam Nezafet Özlütürk’ün özel sergisi ile taçlandı. Etkinliğe Gazeteciler Cemiyeti Genel Sekreteri Ümit Gürtuna, Mali Sekreter Mustafa Yoldaş, Denetleme Kurulu Başkanı Doğan Bulgun, Yönetim Kurulu Üyelerinden Güray Soysal ile Olgunay Köse, cemiyetimiz üyelerinden Faysal Geyik, Okay Göçer ve çok sayıda gazeteci ile sanatseverler katıldı. Etkinliğe konuşmacı olarak Sanat Felsefecisi ve Yazar Ümit Yaşar Gözüm ile Cermodern Sanatlar Merkezi İcra Kurulu Üyesi M.Helün Fırat katıldı.

Etkinliğin açış konuşmasını yapan Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, sanatı ve sanatçıyı her koşulda desteklediğini ifade ederek, “Gazeteciler Cemiyeti çatısı altında sizler gibi değerli sanatçılar ve gazetecilerle bir arada olmak gurur verici bir duygu. Toplumsal Buluşmalar toplantısının cemiyetimizin ev sahipliğinde yapılması bizler için bir ayrıcalıktır. Çünkü cemiyetimiz kuruluşundan itibaren ve benim yaklaşık 25 yıldır başkanlığını sürdürmemden bu yana her zaman sanatı ve sanatçıyı desteklemiştir. Bu toplantıda konuşmacı olmaktansa moderatörlük yapmayı tercih ettim. Çünkü Türkiye’de sanatla ilgili söylenecek çok sözün olmadığını ve böylesine önemli sanatçıların katıldığı bu toplantıda sanata ilişkin konuşma yapmamın pek de doğru olmayacağını düşündüm. Toplantıda özellikle kültür endüstrisi medya ile sanatta düşler ve gerçekler bağlamında Sanat Felsefecisi ve Yazar Ümit Yaşar Gözüm ile Cermodern Sanatlar Merkezi İcra Kurulu Üyesi M. Helün Fırat değerli görüşleriyle katkıda bulundu. Sanat toplumların güneşidir, aydınlık yarınlar için her birimiz birey olarak sanata daha çok sarılmalı ve desteklemeliyiz. Çünkü gerek kültürel bilgiye sahip olmama gerekse medyada sanat eleştirmenlerinin yer almaması bizler içinde üzüntü verici bir durumdur. Yaygın medyada sanat eleştirmenlerinin var olması, o toplumların sanat anlayışlarının gelişmesine yön veren önemli bir faktördür” dedi.

FIRAT: “KÜLTÜR POLİTİKALARININ GÜÇLÜ OLMADIĞI ÜLKELERDE SANATA DAHA FAZLA İHTİYAÇ VARDIR”

Özellikle kültür projeleri üzerine çalışmalar yürüten ve 2006 yılında Mardin uluslararası Sinemardin Başkanlığı ile 2009’dan bu yana Cernmodern Sanatlar Merkezi İcra Kurulu Üyeliği yapan M.Helün Fırat,  sanat alanında malzeme bilgisi, tanıtım, sanat eserlerinin sigortalatılması ve kültür yönetimi konularında bilgi verdi.  Fırat, “Ben sanatçı değilim ancak kendimi bir kültür yöneticisi olarak tanımlıyorum. Özellikle Türkiye gibi ülkelerde kültür politikalarının çok güçlü olmadığı yerlerde kültüre fazlasıyla iş düştüğünü düşünüyorum. Çünkü özellikle Cernmodern ve Sinemardin’de görev yapınca bu durumun daha fazla bilincine vardım. Sanat alanında İstanbul dışında diğer tüm yerler maalesef taşra olarak görülüyor. Nitekim sanat alanında çalışırken yaptığımız görüşmeler doğrultusunda bu tarz geri dönüşler aldık. İstanbul’da bile kültür kurumlarını oluşturmak zorken bizler taşrada bu yapıyı oturtmaya çalışıyoruz. Avrupa birliği projelerinde bulunmak benim bugünkü başarılarımın alt yapısını oluşturdu. Eğer proje döngüsünü öğrenirseniz Mars’a roket bile fırlatabilirsiniz.  Türkiye sinema alanında kendini çok geliştirdi ancak plastik sanatlarda sanat kritiği yazan ya da sanatla ilgilenen basın mensubu çok az sayıdadır. Özellikle İstanbul’da sanat ulusal gazetelerde yer edinebiliyorken yerel düzeylerde maalesef bu pek mümkün olmuyor. Bölgesel gazetelerde sanata yer verilmesi bizler açısından da sanatseverler içinde çok önemli bir husustur. Sinemardin’de çalışmaya başlarken Güneydoğu’da 14 ilde sinema salonu yoktu. Festivalleri yaptıktan sonra Mardin’de beş salonlu bir sinema ile beş farklı şehirde sinema salonları açıldı. Bu çok ciddi bir başarıydı. Cermodern’nide kurmadan önce Ankara’ya bir müze açmaktansa daha aktif ve şehre yeni soluk getirebilecek bir kültür merkezi kurma hayali ile yola çıktık ve başardık. Fakat hala dünyaca ünlü sanatçıları ve eserlerini ya da yönetmenleri buraya getiremiyoruz çünkü bunu sağlayacak bir güven ortamına sahip değiliz. Türkiye’nin genel olarak en büyük sorunu da bu zaten, başka ülkelerde rahatlıkla eserlerine veya kendilerine ulaşabileceğiniz sanatçıların Ankara’ya gelebilme ihtimali bile hayal gibi görünüyor. Sanatçı her zaman üretmekle yükümlüdür. Kültür alanında da sanata ilişkin belirli bir yeterliliğe ulaşmış kişi sayısının artması gerekiyor” dedi.

GÖZÜM: “SANAT ESERLERİ KÜLTÜR ENDÜSTRİSİNDE ADETE BİR MALA DÖNÜŞTÜRÜLMÜŞTÜR”

Kültürle ilgili bütün bilgilerimizi bir kenara bırakıp, bizlerin henüz uyumakta olduğumuz ya da uyanmak üzere olduğumuz bir kavram üzerine kafa yormamız gerekiyor. Bu da kültğr endüstrisi kavramıdır. Batı’da özellikle ikinci dünya savaşından sonra hepinizin bildiği gibi Adorno ve Frankurt Okulu bizlerdeki üniversiteler gibi henüz eğiti  vermenin ötesinde toplumsal  entelektüel tartışmaların yapıldığı kurumlardandır. Bu kapsamda kitle kültürünün ortaya atılmasıyla daha sonra entelektüel kaygıdan kaynaklı Adorno bu kavramı kültür endüstrisi olarak değiştirmiştir. Bizi ilgilendiren bölümü ise eğer bireysek ve insansak iliklerimize kadar bizi sömürecek bir sistemin veya anlayışın içinde olduğumuzu fark etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla burada bu konu hakkında konuşan değerli insanlar sinema ve medya gibi kültür endüstrisinin alt kavramlarından söz etti.  Ancak kültür endüstrisinin bizlere oynadığı çok ciddi birkaç şeyden söz etmemiz gerekiyor. 20.yüzyıl ile beraber gelişen ekonomik, sosyal, teknolojik gelişmeler toplumların ister istemez düşünce yapılarını da değiştirdi. Ekonomik anlamda tek düze bir dünyaya doğru gidiyoruz ve her dönem olduğu gibi bizlerde bunu nasıl durduracağımızı düşünmek durumundayız. Bizlerde bu sektörel yapılardaki kavramlara bir kere daha dikkatinizi çekmek istedik. Burada esas olan şey kültür endüstrisidir çünkü sanat eserleri kültür endüstrisinde adeta bir mala dönüştürülmüş durumdadır. Kültür endüstrisinde birey dünyadır, kitle ise hikayedir” diye konuştu.

ÖZLÜTÜRK: “MODERN ÇAĞIN HASTALIĞI, BİRLİKTE YALNIZLIKTIR”

Etkinliğin ardından düzenlenen kokteylde katılımcılar Ressam Nezafet Özlütürk’ün ‘Birlikte Yalnızlıklar’ özel sergisini izledi. Tablolarındaki yarım yüzler çalışmaları ile bilinen Ressam Nezafet Özlütürk sergiye ilişkin,  “Tablolarım da yarım yüz çalışma tarzım genellikle sanatseverler tarafından merak ediliyor.  Merak eden kişilerinde fikrini alıyorum ortaya ilginç öngörüler çıkıyor. Birlikte Yalnızlıklar isimli sergimde yaptığım tablolarda öncelikle çağımızın gereği kalabalıklar içinde yalnız kalmamız, buna dikkat çekmeye çalışıyorum. Bizler kalabalık ya da birlik içinde görünsek de aslında her birimiz yalnız birey olarak yaşıyoruz. Aynı zamanda insanların gönül gözünün kapalı olduğunu düşünüyorum,  kimseye yüreğimizi açmıyoruz.  İnsanların gerçeğini bilmeden sadece gördüğümüz kadarıyla tanımlıyoruz. Aynı anda sosyal, kalabalık, yalnız ve tek yaşıyoruz ama esasında yalnızız. Modern çağın hastalığı kalabalıklar içinde yalnızlık olmaktır. Bu serimde de 23 tablom sergileniyor. Bugüne kadar 17. kişisel sergim ayrıca sayamayacağım kadar fazla karma sergilerimde oldu. ‘Birlikte Yalnızlıklar’ da özel sergi olarak geçiyor, bunun da nedeni toplumsal buluşmalar kapsamında düzenlenmesidir. Gazeteciler Cemiyeti’nin de katkılarıyla bugün yedincisini gerçekleştirdiğimiz toplumsal buluşmalar adı altında sanatsal etkinlikler düzenliyoruz.  Bu kapsamda pek çok söyleşi ve sergiye imza atıyoruz” dedi.

ümit yaşar gözüm, başkan nazmi bilgin ve cermodern icra kurulundan m. helün fırat ressam nezafet özlütürk ve ümit yaşar gözüm