Gazeteciler Cemiyeti | Gazeteciler Cemiyeti basın kartlarının iptalini “hak gaspı” olarak kınadı
22143
single,single-post,postid-22143,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,boxed,,qode-theme-ver-5.6,wpb-js-composer js-comp-ver-4.3.4,vc_responsive

Gazeteciler Cemiyeti basın kartlarının iptalini “hak gaspı” olarak kınadı

DSC_0080

24 Oca Gazeteciler Cemiyeti basın kartlarının iptalini “hak gaspı” olarak kınadı

Bilgin: Basın kartı iptaliyle gazeteciler mağdur ediliyor

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın hafta içerisinde henüz turkuaz renkli basın kartı vermediği basın mensupları tarafından kullanılmakta olan sarı renkli basın kartlarını tümüyle iptal etmesiyle yüzlerce gazeteciyi mağdur ettiğini bildirdi.

Turkuaz kart almak üzere yenileme başvurusu yapmış ve bir nedenle yeni kartları verilmeyip bekletilen gazeteciler için e-devlet sisteminde “kullanımda” olan sarı basın kartlarının Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın aldığı bir kararla tümden iptal edilmesini “çok kötü bir sürpriz” olarak niteleyen Bilgin, “Bir devlet memuru kimin basın mensubu olup olamayacağına karar veremez,” dedi.

Bilgin, Gazeteciler Cemiyeti’nin de aralarında olduğu basın meslek kuruluşlarını Basın Kartı Komisyonu’ndan uzaklaştırmış olan Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın şimdi de mesleğini sürdürme çabasındaki yüzlerce gazeteciyi sonu belirsiz bir süre için basın kartsız bırakma kararı aldığını kaydetti.

Gazeteciler Cemiyeti başkanı, 2019  yılı başında Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’nın sarı basın kartı yerine turkuaz kart verme kararı alarak tüm basın kartları için yenileme başvurusu aldığını hatırlatarak, bazı basın mensupları yeni kartlarını alırken basın kartı almaya hak kazanmış  ya da sürekli basın kartının yenilenmesini bekleyen çok sayıda medya çalışanının ise aylardır “yenileme başvurunuz işlemde” ifadesiyle beklettiğini anımsattı. Bilgin, “Bu gazeteciler, meslektaşlarımız, yeni kartlarını almadan beklerken bugüne değin sistemde halen ‘kullanılabilir’ bilgisi olan sarı kartlarını kullanmaya devam ettiler. Ancak hafta içerisinde kendilerine herhangi bir tebliğ yapılmaksızın e-devlet sistemi aracılığıyla tüm sarı basın kartları için ‘iptal edildi’ denildi. Başta Türkiye Büyük Millet Meclisi olmak üzere basın kartı olmaksızın kamu kurumları ve kuruluşları nezdinde gazetecilik yapmaları imkansız hale getirilmiş bu meslektaşlarımıza herhangi bir şekilde açıklama da yapılmadı. Kendilerine sadece ‘yenileme başvurunuz geçerli, değerlendirme sürüyor’ gibi sözlü bilgiler veriliyor. Ne zaman yeniden basın kartı alabilecekleri ise açıklanmıyor. Bu durumda gazeteciler ne zaman sona ereceği belirsiz bir süre için basın kartsızlığa dolayısıyla da mesleğini yapmamaya mahkum ediliyor” dedi. Bilgin, kartı iptal edilmiş gazeteciler arasında ulusal, yerel medya çalışanları, Türkiye Gazeteciler Sendikası başkanı dahil meslek örgütü temsilcileri ve sürekli basın kartı sahiplerinin de bulunduğunu bildirdi.

Bilgin, gazetecilerin “yıpranma hakkının” basın kartı sahibi olma şartına bağlı olduğundan, basın kartlarının iptalinin çok vahim bir mağduriyet ve hak gaspı oluşturduğunu söyledi. Gazeteciler Cemiyeti başkanı, anayasa ve yasalarla güvence altına alınan bir hakkın idari kararla basın mensuplarının elinden alınmasının anayasaya ve yasalara aykırı olduğunu kaydetti.

Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Bilgin,  Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı’na da seslenerek, söz konusu gazetecilere bir an önce ya yenileme başvuruları uyarınca turkuaz renkli kart dağıtımı yapılması ya da bu yeni kartları verilinceye değin yeniden sarı basın kartlarını kullanma imkanı tanınması gerektiğini, aksi takdirde mesleğini icra etmeye çalışan gazeteciler için tamiri güç şekilde mağduriyet durumu doğacağını vurguladı. Bilgin, hukuken basın kartı taşıma hakkını kazanmış gazetecilerin elinden yenileme gerekçesiyle adeta bu hakkın gasp edildiğini sözlerine ekledi.

Daha önce uzun yıllar Basın Kartları Komisyonu başkanlığı da yapan Bilgin, özellikle sürekli basın kartlarının iptal edilebilmesi için Basın Kartı Komisyonu kararı gerektiğini, bir bürokratın tek başına böyle bir karar veremeyeceğini hatırlattı. Basın Kartları Komisyonunun kuruluş şeklinin ve mevcut yapısının ciddi anormallikler içerdiğini vurgulayan Bilgin, “Şüphesiz ki kimin gazeteci olduğuna adı, makamı ne olursa olsun bir memur değil, sadece gazeteciler karar verebilir. Yaratılan ve sağlıklı olmayan mevcut Basın Kartları Komisyon ve genelge sona erdirilmeli, en azından eski sisteme dönülmeli ya da yapılan yanlış tümden düzeltilerek basın örgütleri basın kartı verilmesi konusunda dünyanın birçok medeni ve demokrat ülkesinde olduğu gibi yetkilendirilmelidir” dedi.