Gazeteciler Cemiyeti | Cankurtaran, Cemiyetimizde
20921
single,single-post,postid-20921,single-format-standard,ajax_fade,page_not_loaded,boxed,,qode-theme-ver-5.6,wpb-js-composer js-comp-ver-4.3.4,vc_responsive

Cankurtaran, Cemiyetimizde

DSC_2712

18 Oca Cankurtaran, Cemiyetimizde

CHP Tanıtım ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, Gazeteciler Cemiyetini ziyaret etti. Cankurtaran, cemiyetimizin yayın organı 24 Saat Gazetesi, Özgürlük için Basın Projesi hakkında bilgiler edindi.

CHP Tanıtım ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, ziyaret sırasında cemiyetimiz çalışmaları ve yerel basının sorunları hakkında Başkan Nazmi Bilgin’den görüş aldı. Ziyarette, Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Başkan Yardımcısı Yusuf Kanlı, Mali Sekreter Mustafa Yoldaş, Yönetim Kurulu üyeleri Ali Şimşek ile Güray Soysal, Denetim Kurulu üyesi Mustafa Salihoğlu, Seçici Kurul üyesi Besim Güçtenkorkmaz ve üyelerimiz bulundu.

Basın özgürlüğünün sadece basın çalışanları için değil her bir birey için gerekli olduğunu söyleyen Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin, Türkiye’de basının yaşadığı sıkıntılar hakkında da bilgiler verdi. Bilgin şöyle konuştu:

“10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nde bizim cemiyet olarak da 72. Kuruluş yıldönümümüzdü. Türkiye’nin ilk basın cemiyetiyiz. Bu cemiyet demokrasiye, insan haklarına, basın özgürlüğüne, Atatürk ilke ve inkılaplarına inanan ve gerçek alamda gazetecilik yapan tüm meslektaşlarımıza her zaman açıktır.

Türkiye’de son yıllarda medyada yaşanan en büyük sıkıntı ötekileştirme meselesidir. 45 yılı aşkın meslek yaşamımda beni en fazla üzen konu mesleğimizde yandaş veya yandaş olmayan gibi bir takım ayrımların yapılmasıdır.  Bir basın kuruluşunda çalışmak, o kişiyi gazeteci yapmaz. Tarafsız, doğru bir şekilde gazetecilik ilkelerini uygulayan haber peşinde koşan kişiler ancak gazetecidir. Basın sık sık yapısı nedeniyle eleştiriliyor. Her şeyden önce gazeteci kimdir diye irdeleyip ondan sonra eleştirmek gerekiyor. İdeolojisini, yazdığı haberlere yansıtan kişiler bir gün tarihin karanlık sayfalarına gömülerek kaybolacaktır, kalıcı olmayacaktır. Çünkü bunu ne mesleğimiz kabul edecek ne de kamuoyu. Cumhuriyet kurulduğundan beri mesleğimiz çok büyük sıkıntılar yaşadı. Darbe girişimleri, sıkıyönetimler OHAL’ler… Bizim özgür bir ülke olmak gibi bir zorunluluğumuz var. Dünyada saygın bir yerlerde olmamız lazım. Türk basının güvenilirliğinin son sıralarda olması kabul edilemez.

Gazeteciler yazdıklarından, çizdiklerinden mahkûm edilemez

Basın özgürlüğü sadece bizim için gerekli olan bir amaç değil bu toplumdaki her birey için gereklidir. Bu ülkeyi seven bireyler olarak basın özgülüğünü, demokrasiyi istemek zorundayız. Sansürle insanların özgür düşüncelerini bastıramayız. Daha önce bir gazeteci olarak, tekelleşmeye karşı dururduk. Ama şimdi o günleri arar olduk. Çünkü şu an da gazeteler sermaye aracılığıyla değil iktidar aracılığıyla bir takım sermaye guruplarına teslim olmuş durumda. Bu şekilde sermayelerle alınan gazetelerin basın özgürlüğünü savunması düşünülemez. En büyük dileğimiz basın özgürlüğü konusunda demokrasiyi ve özgürlüğü hak ettiği yerlere getirebilmek. İnsanlar düşüncelerinden dolayı hapsedilmemeli.

Ortalama ayda 300 civarında erişim yasağı getiriliyor. Böyle bir tabloda basın özgürlüğünden söz etmemiz mümkün değil.  Biz dünya çapında yapılan sıralamalara kızacağımıza bu merdivenleri nasıl aşacağımızı düşünmeliyiz. İnsanlar korku imparatorluğunun altında eziliyor. İnsanlar düşüncelerini söylemekten korkuyor. Basın özgürlüğü konusunda bir bedel ödenecekse bizler bu bedeli ödemeye hazırız.”

Bilgin ayrıca Prof. Dr. Korkmaz Alemdar’ın yakın zaman önce cemiyetimizi desteğiyle bastırılan Türkiye’de Kitle İletişimi (Dün, Bugün, Yarın) kitabı hakkında bilgiler vererek, kitabı Cankurtaran’a takdim etti.  Cemiyetimiz tarafından 36 yıldır yayın hayatını sürdüren 24 Saat Gazetesi’ni inceleyen Cankurtaran, “Kendi imkânlarıyla çıkarılan gazetenizden haberim var, bu başarınız çok önemlidir” dedi.

Cankurtaran, “Medyanın özgürlüğü kısıtlanıyor”

Basın özgürlüğü konusunda Türkiye’de ciddi sıkıntılar olduğuna dikkat çeken CHP Tanıtım ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yasemin Öney Cankurtaran, “Medyanın özgürlüğü kısıtlanıyor, Türkiye bu anlamda rekor kırmış durumda. İktidar, bu gazetecileri sarı kartlı olarak kabul bile etmiyor. Bugün iktidarda da, yargıda da demokrasiyi koklayamıyorum. Freedom House’un raporuna göre, Türkiye özgür ülkeler arasında geçen yıla oranla, yüksek bir farkla gerilemiş. Bu kadar kısa bir zamanda bu kadar düşüş yaşayan tek ülke Türkiye. Bu kabul edilebilecek bir durum değil. CHP olarak, hak, hukuk, adalet, eşitlik ve özgürlük konularında elimizden geleni yapıyoruz” dedi.

Cankurtaran, devamla, “En büyük işsizlik yine medya sektöründe yaşanıyor. Sosyal açıdan da git gide kan kaybediyoruz. Gücü kontrolsüz bir biçimde kullanan bir irade olduğu sürece, medyadaki sorunları da çözemeyeceğiz. Basın artık tercih edilen meslekler arasında sayılmıyor. Amacımız ve dileğimiz önce medyaya, sonra Türkiye’ye özgürlük ve demokrasi gelsin. Çünkü medya dördüncü güçtür, bağımsız olması gerekiyor. Türkiye’de bugün basın özgürlüğü maalesef yok. Demokrasi nefes almaktır ama biz adeta boğuluyoruz” diye konuştu.

DSC_2729DSC_2741 DSC_2743